30 Mart 2009 Pazartesi

Dönelim bakalım

Çocukluğumuza dönelim dendi, okeye dönmeyi tercih ederim onu bir belirteyim de önce, ama emir büyük yerden, kıramam,

Evet muhterem JoA benim mimlemiş ! Elim ayağım titredi başta, ne yapacağımı bilemeden, kafası kesik tavuk gibi dolandım bir müddet... Neydi bu "mim" denen olgu, ben bir Mim Kemal Öke'yi bilirdim ki, onu da ismi tekerleme gibi olduğu içün... Yoksa tanımam kendisini çok.
Velhasıl yollara düştüm, interneti araştırdım, kütüphaneleri arşınladım, adı dillere alınmaya korkulan yerlere indim, kartalların uçmaya korkacağı yüksekliklere çıktım... Ve öğrendim ki "mim" denen şey böyle sobe-ebe gibi birşeymiş. Biri birine pas atıyor, o da başkasına iletiyor imiş...
O zaman fazla bekletmek olmaz haydin dönelim çocukluğumuza:
  1. Çocukken babam beni parka götürmüştü oynayayım diye, yanımdan geçen bir adamın ya da babamın sigarası -tam çıkaramadım- elimin dışına değmişti, yanmıştı elim.
  2. Annem bana topitop almıştı, tam onu yiyecekken sevgili soba tütmüştü, ortalık duman oldu, gözüm yaşardı baya unutmam onu... Topitop limonluydu hiç sevmem ama nedense limonlu işte... Oraya buraya deyip yapış yapış etmesin diye annemin topitopu koyduğu tabakcık da lacivert idi... Bu detayı unutamıyorum, belki sarı lacivert oldular diye, belki sobadan, bilemedim.
  3. Helikopter geçerken ona bakayım dedim camdan, kemerimin demir tokası akvaryuma çarptı, kırıldı akvaryum, su şar şar aşağı akıyor idi, seviyesi düşüyor idi... Ah balıkcıklar, sizi kurtardım ya sittiret akvaryum kırılsın...
  4. Annemle babam bayram hediyesi bana "Kuzey Kalesi" aldılardı. Canlarım. Kuzey kalesi de eski pilsan oyuncaklardan, kale seti, süvarisi var, kovboyu var herbişeyi vardı. Hala durur...
  5. Eve hırsız girmişti aynı dönem, dedem de salonda oturmuş "allah allah kaleyi nasıl geçip girebildi" diyordu sürekli... İçeri gidip, kurulu olan kuzey kalemi yerle bir ettim, "bak dede" dedim, kaleyi yıkmak çok zor değil... Yazık ki o zamanlar kale kilidi kastettiğini anlayamamışım. Sonra yeniden kurdum kaleyi gerçi de...
  6. Bir kere anadolu liseleri/kolejlere giriş sınavı kursu gibi birşeyden kaçmıştım ve tabii ki de yakalanmıştım bizimkilere, bittabii ki de cezalandırılmıştım.
  7. Fazla da kafa şişirmiyim, o günler yaşandı bitti, halimden memnunum şu anda gayet... Bozulmamasını dilerim.

Gelgelelim, bu mim işi nasıl işliyor -o kadar araştırmama rağmen- tam öğrenemedim, şimdi ben konu değiştirip birini mi mimlemeliyim?

Güzin Ablacığım ne olur yardım et, rumuz: cabbarmimci28

Edit: Güzin abla yardım etti, noel günü bacadan içeri zıplayan bir noel baba gibi imdadıma yetişti, dedi ki boşluk doldurma şeklinde oluyor bu iş... Meğersem çok yanılmışım. Ama böylesi de hoş olmamış mı? Karar siz değerli okurların :)