18 Mayıs 2009 Pazartesi

V.I.P olmanın dayanılmaz hafifliği...


Geçen gün, öyle lale bahçesi gibi otururken, sağolsun çalıştığım işyerinden bir arkadaş, "bana gala davetiyesi geldi, ben gidemiyorum sen gider misin?" deyü sordu... Hikayemiz böyle başlıyor.

Tabi ben eski kurtlardan, şüpheci yaklaştım önce;
- Hangi filmmiş bu?
- Melekler ve Şeytanlar...
- Da Vinci şifresinin devamı hani? Tom Hanks?
- Hı hı...
- Güzel filmdir o, sen niye gidemiyorsun ki?
- Arabam yok, yeri uzak kaçıyor...
- Nerde ki?
- Nişantaşı...
- De hele bana, tek kişilik mi?
- Hayır, çift...
- Peki, yedi kere üç?
- Şansını zorluyorsun !

Dediğim gibi, ben kül yutmam. Neyse uzatmadan, iki kişilik olduğunu duyunca atladım hemen. Dedim alırım Miniksu'yu da izlerim, ne zamandır eyi bir filme gitmemiştik (komple yalan, Xmen origins: Wolverine gayet güzeldi).

Ve ben, Supernaut, böylece ilk kez görme şansına eriştim Nişantaşı'ndaki high-end (?!??!) alışveriş merkezi "CITIES" i ... Güzel bir yer, minicik yeri iyi dizayn etmişler baya bir hacimli gibin durmakta... Otopark yerin tam anlamıyla "7 kat" dibinde... Neyse sekizbuçuk kokteyl, dokuzda film... Ne bu be 5te devre 10da biter gibi. Salla dedim kokteyli bizi bozar elde viski bardağıyla tüm gece ayakta... Miniksu istiyordu bayaa ama talihsiz (gerçekten bilmiyordum) bir burger king zamanlama çakışması sayesinde yırttım kokteylden. yemeğimizi yedik, girdik galaya.

Abovvv, bir şaa şaa, bir ihtişam , süslemişler, sağdan Tom Hanks geçiyor soldan melekler... Afişler şunlar bunlar böyle bir şoku veriyorlar girişten. Ordaki güzel hanımefendi "isim listesi oluşturuyoruz, davetiye kimin adınaydı?" diye sorunca tabi, birden şok yerini paniğe bıraktı lakin davetiyenin esas sahibini bilmiyordum ! Onu ara, bunu ara, isimler isimler, yok imkan yok hiçbiri tutmuyor ellerindeki listeyle, sonra biri geldi dedi saat 9, siz girin iyisi mi, film başlıyor. Allah razı olsun bakışı atıp geçtik içeri ama, karizma çizildi bi kere, o V.I.P havaları, o kasılmalar filan. İşte dediğim gibi, bir göz kırpma süresinde hepsi birden ve kesin suretle yokoldu.

Gelelim filme, film çok güzel, zaten benim kötü dediğim film sayısı 2, bilemedin 3tür. Gittiğini beğenen ve etkilenen bir dümbelek olarak, Hollywood'un gözde kefallerindenim. Ama cidden, Vatikan komploları, Roma turu, Hristiyanlıkla ilgili bilgiler, biraz da aksiyon ilginizi çekiyorsa, DAHA NE DURUYORSUN ? Bir de tabii, Camerlengo rolünde, ikonlarımdan biri, sevgili Evan McGregor'u (Sw: 1-2-3'deki Obi wan Kenobi) görmek, benim için sürpriz ve bir o kadar da muhteşem oldu, üstad genç yaşına rağmen gene parmak ısırttı.

Şaka maka felekten bir gece çaldık, davetiye içeriğindeki beleş iki orta boy popcorn ve iki alkolsüz içecek ile heyecanımız ve sevincimiz katlandı, bunu da ilave edeyim. İlk galamdı, ama şunu açık ve seçik olarak belirteyim ki, son olmayacak, yeter ki davetiye gelsin biryerlerden...