7 Ocak 2010 Perşembe

Eye am angry


Asabiyet yaptığım zamanlar olur, mazallah elimde bir ışın kılıcı olsa kimbilir neler olacak diye düşünürüm, ya da basit bir kılıç bile olur.

İnsanı gaza getiren o duygu sırasında, vücut her ne halt salgılıyorsa, durasım gelmez. Gavurun "berserking" tabir ettiği, gözü dönme, ölümüne ve düşünmeden saldırma, bir nevi "Amok"... Amok nedir bilmeyenleri aydınlatalım hemen, Endonezya yerlilerinde görülen bir sendrom, "mad with rage" anlamındaki "amuk" kelimesinden gelmiş. Durup dururken sinirlenip bir silah alıp önüne geleni yaralama/öldürme olayı.

Cüneyt Arkın'ın ya Battalgazi ya da Malkoçoğlu serilerinden birinde görmüştüm, sahilde Bizansı kıstıran cengaverimiz kontrol edemediği öfkesiyle salladığı kılıcının her darbesinde bir söz söylüyor, "Çakallarrrr" kılıç darbesi "İt sürüleriii" kılıç darbesi "Kalleşlerrr" kılıç darbesi şeklinde bir sahne. Ara ara işte öyle olasım geliyor, 2-3 dakika sonra geçiyor neyse ki.

Hulk vardı bir de, ona da özenmişim, tırnağı kırılsa sinirlenip yemyeşil bir deve dönüşüyor, dinlemiyor da kimseyi öyle, "Hulk abi bir çay içseydin" "Hulkcuğum ne güzel konuşuyorduk, nereye yahu" şeklinde serzenişleri de duymuyor hem. Tanka bir tekme tank uçuyor 10 kilometre, bir sıçrıyor helikopteri yakalıyor ikiye bölüyor filan. Ne güzel özellikler.

Yaratan biliyor da vermiyor, ben sinirlenince en fazla masaya vurabiliyorum ya da bir küfür sallıyorum ne bileyim, kim bilir neler olurdu tanka tekme atabilseydim. Rambo gibi makineli tüfek tetiğine basılı 5 dakika mesela, iyi bir terapi gibi geliyor, 5 dakika boyunca isteyenlere mermi vermek, "buyurun lütfen, buyurun siz de almaz mıydınız DADADADA" Gaddar ve brütal gözüküyor di mi, ama sanki ihtiyacımız oluyor yer yer.