8 Mart 2010 Pazartesi

And still -we- must walk the path of sorrow...

Saat 05:00 ----> Supernaut uykuya yatar.
Saat 08:10 ----> Supernaut kalkar.
Saat 09:06 ----> Supernaut işyerine varır.
Saat 14:45 ----> 3 saatlik uykuyla duran, ama zımba gibi, çakı gibi bir Supernaut,
işte bu şartlarda yazısına başlar.

Acıtıyor sevgili okurlar, gerçekten acıtıyor. Festivallere biletler alındı, servetler ödendi, afedersiniz kredi kartları gırtlağına kadar limitte. Hepsi helal-i hoş olsun da, yaza kadar beklemek yok mu... Ah acının o yolundan yürümek... Tadından yenmiyor, öyle de mazoşistim.

Konuyla alakasız olacak ama kayıtlara geçsin, 08.03.2010 saat 08.30 civarı popom dondu sokakta.

Konumuza dönelim, bakalım neymiş bu festivaller bu kadar övdüğüm, buyrun:



Uçan Irlandalı Michael Flatley ekibiyle beraber Lord of the Dance gösterisini sergilemeye -nihayet- buraya geliyor. 12 Haziran 2010, Küçükçiftlik Park... Hani şu dönme dolaplı olan haha. Daha önce Unirock için gitmiştik, gayet de beğenmiştik. Hadi bakalım irlandalılar bir sallasın Dolmabahçe'yi.




OHA yavaş gel ! Bu resimdekiler doğru mu? Tokat gibi cevap olacak ama, evet DOĞRU!
25-26-27 haziran, Inönü Stadı, kombineleri çektik, geri sayım başladı. Şimdi sessizlik ve bekleyiş.




22 Temmuz 2010, gene Küçükçiftlik Park, gene bir dünya devi, The Cranberries. Fazla söze gerenk yok, bekleyelim sabır ile...



Yaa işte böyleyken böyle, buralarda olacam efendim, alayınızı beklerim, zaten minik kitlemden çoğunluk buralara geliyor onu biliyorum hehe. Tüm ekonomimizi çökerten bu organizasyonlar sayesinde bayaa bir coşulacak bu yaz gibin... Inşalla hiçbiri patlamaz da organizasyonlar ve organizatörler hakkını vermeyi başarır.