26 Temmuz 2010 Pazartesi

They say that life's a carousel...

Yine yeni yeniden merhabalar, bir yazı daha ortaladık, hatta çoğu bitti azı kaldı modundayız. Bu mod kelimesini de çok seviyorum, türkçesini düşünmedim açıkçası, o kadar da kafa yorma taraftarı değilim, sevgili dilbilimciler beni bağışlasın, ah, başlığı da ingilizce çakmışım. Dilbilimciler beni dilimleyecek.

Neyse ortalık alev alev, İstanbul nem ve sıcaklığın el ele kardeş kardeşe tribüne koşmasından ötürü bayağı kavruk bir dönem yaşıyor. Ama çok şükür, bu sene günlerce durmadan yağmurlar sağolsun suyumuz bol(dur herhalde).

Tam da şuradaki yazımda bir noktaya değinmişim: "Inşalla hiçbiri patlamaz da organizasyonlar ve organizatörler hakkını vermeyi başarır." Yazıdaki organizasyonların hepsi sonuçlandığına göre, hadi düşün peşime de bir kritik yapalım;

- Lord of the Dance: Patlamadı, ama Michael Flatley'in kendisini de görmeyi çok isterdik, en yakın Viyana'ya kadar geliyormuş malesef. Michael biz İrlandalıları yemiyoruz kuzum, izliyoruz ve gidiyorlar, korkma yağızım. For Michael and Michael only: Michaeeeeeeeeeel! We don't eat Irish people here my dear lamb, we watch them perform and they return safely, so don't be affraid my dear brute.
Ama yetiştirdiği delikanlılar ve hatunlar gayet başarılıydı, saniyede bilmemkaç kere ayak vurdular pervasızca, aferin !

- Sonisphere festivali: Patlamadı. Heaven&Hell gelemedi, malum Dio rahmetli olunca. Mastodon da vokalist rahatsızlığı bahanesiyle gelemedi, günahları boyunlarına und geçmişler olsun. Saçma sapan bir gün ve headline dağılımı olduğu söylenebilir, ama buna en iyi cevabı Manowar gitaristi türkçe olarak verdi zaten. Aferin !

- The Cranberries: Patlamadı, iyiydi de, Dolores Teyze'nin performansı yeterli, yırtınıyor sahnede, kıçını başını ayaklarını kollarını sallıyor deli gibi. Yılların grubu, yılların eskitemediği şarkılar... Gelip söyleyip gitse de olurdu, ama sağolsun renk kattı hareketleriyle, billur gibi sesi de zerre eskimemiş... Aferin !


Daha önce yazmamışım ama, Eylül sonu Ozzy Ozbourne geliyor, Kuruçeşme Arena'yı yakıp geçecek inşallah. Tek korkumuz ince bir pamuk ipliğine bağlı olan sağlığına zeval gelmesin, başka bişey iztemezük !

Orta çaplı bir Afrika Muz Cumhuriyetine bir ay yetecek parayı bu konserlere bastıktan sonra, yavaş yavaş belimizi doğrultmaya başladık, bakalım daha kimler gelecek de bizi yolup gidecek, hepsine de helal olsun, kuruşuna kadar değdi.