10 Ağustos 2010 Salı

Just say Ozzy

11 sene olmuş tanışalı, ne de güzel olmuş. Kendisini "11" senedir tanıdığım iki güzide insan var, biri zaten yüzde ellimi (rakamla %50) oluşturuyor, diğeri de yukarıdaki resimde düşünceli düşünceli nereye bakıyorsa artık... Ben biliyorum nereye baktığını gerçi, bu da bana yeter .)

Komşumuzdan aldığım bir Blue Jean dergisi cdsinde rock ustalarının şarkıları vardı, tanınmış grupların her birinden bir şarkı olmak üzere 15-16 şarkılık bir cd... Orda daha önceden sadece ismini duyduğum Black Sabbath diye bir grup... Şarkı Children of the Grave... Allah allah, bu şarkı diğerlerinden farklı, daha sert, daha kirli, ve çok daha nefis. Neymiş bu adamlar bir bakalım demiştim, o dönemler Napster dönemleri, çevirmeli bağlantı dönemleri, telefon hattını meşgul ede ede indirdim birkaç parçalarını, Electric Funeral, Iron Man, daha sonraları Paranoid...

Derken zaman geçti, internetten grubu araştırdım, vokalde henüz 20li yaşlarının başında bir genç, yukarıdaki resimdeki kara gözlüklü ihtiyarla aynı kişi. Benim beğendiğim bütün şarkıları söyleyen kişi... Sonrası araştırmam büyüdü, gruptan atılışı, solo kariyeri, onsuz Black Sabbath yılları derken bugünlere hayranlık dolu senelerin içinden geçip geldim.

30 Eylül 2010... Kuruçeşme Arena... İkimiz de sağ kalırsak (şunu da belirteyim; istatistiksel olarak benim başarma onun başaramama şansı yüksek) birbirimize kavuşacağız. Hadi bakalım inşallah maşallah diyelim, şeker yiyelim.