1 Eylül 2010 Çarşamba

Soğuk özlemi, bakalım ne kadar sürecek?


Ne yazdı ama ! Bugün 1 Eylül itibarıyla aylardan sonra ilk kez gece uyanıp camı kapamak zorunda hissettim kendimi, gece uyanan bir insan değilim normalde ama o derece üşümüşüm ki, anlayın işte.

Tabii ki de biliyorum ki bu soğuma geçici ve 1-2 güne kalmaz gene ateş basacak herbir yanı.

Ben eskiden sıcak seven bir insandım, sıcağı soğuğa hep tercih etmiştim... Ta ki bu yaza kadar. Böyle sıcak görmedim ben, küresel ıkınma mıdır nedir artık, feciydi. Evde klima da yok, gariban bir pırpır ile ne kadar soğuyabilirse insan o kadar soğuduk bu yaz.

Neyse lafı fazla uzatmayalım, bu yaz ilk kez soğuğu özlediğimi hissettim, bana çok yabancı bir özlemdi ama sanırım artık yazları buna alışmam gerekecek. Kara kış, kar, çamur,bora, tufan demiyorum tabii, ama bunaltmayan bir hava, sürekli bir serinlik özlemi bu.

1965 yapımı o güzel filmde Omar Sharif'in de dediği gibi: "Biz rüzgara taparız"